Nerelisin sen? - Selim Sami ZORLU
Şu "bilincin" hikayesi nedir? Bil-mekten gelen "bilincin" nedir gerçek mahiyeti. Mesela neden biz ileri toplumlara "onlar bizden daha bilinçli" deriz? Bilinçli Tüketim, bilinçli eğitim, bilinçli beslenme... Nedir bu ağızlarda sakız olmuş lakırdı? Bence sadece bilmek olmasa gerek bu, çünkü çok bilen gördüm bilmediğinin bilincinde değil. Belki bilinci en iyi, "idrak" kavramı anlatır. Bildikleri arasında bağlantı kurabilen, anlamlandıran ve en önemlisi onların sınırını bilen, bilmediği noktasının neler olduğunu tespit edebilen galiba onu idrak etmiş oluyor. Bizim gibi bodozlama atlayıpta kenarından köşesinden üç, beş kulaktan dolma birşey var beynimde diye konuyu tam olarak bildiğini sanmamak olsa gerek bu bildiğinin sınırını bilmek. Ne diyorsun sen ya! Dediğinizi duyar gibiyim. Acele etmeyin ne demek istediğimi anlayınca pek de hoşunuza gitmeyecek.
Yahu şu kornalar, sokağın ortasında adamı hoplatan zıplatan kornalar sizi hiç zıplatmadı mı sınavın ortasında ya da sakin sakin yürürken, üstelik trafiğin yoğun olmadığı bir caddenin kaldırımında? Beni çarptı. Otomobil değil ama korna çarptı. Arkasından gelen aracın güzel bir banyo yaptırdığı çamur da çarptı çarpmasına ama asıl beni çarpan arkadaşımın "Adama bak hadi bizi görmedi önündeki bariyeride mi görümüyor! Ne bilinçsiz bu insanlar" demesi oldu.- Neyi neyi ? -Bariyeri. -Nasıl yani? -Bariyer işte... Bariyer dediği araçlar yavaşlasın diye konulmuş kasisten başka birşey değildi çünkü. Ne güzel ya hepimiz birbirimizden bilinç dileniyoruz.
Fiili olarak yapılan bilinçsizce işleri hiç anlatmayayım bile sadece sokağa çıkıp biraz düşünceyle seyretmeniz yeter ortalığı. Bir de bu bilinçsizliği eleştirirken dahi söylenen bilinçsizce sözlerimiz var. Biz arabaları bariyerlerden atlatırız, resim çizmez çekeriz, mal alırken ücret öderiz. Daha neler neler... Söylesenize doğru değil mi? Hadi herşeyi bir kenara bırakalım. İçimizde, yanımızda, dizdize haşırneşir olduğumuz şeylerin ne olduğunu bilsek bu bile kafi. Hanginiz isminin anlamını biliyor? Hanginiz soyadının neden "öyle" olduğunu biliyor? Boşuna dememiş Yunus "İlim ilim bilmektir ilim kendin bilmektir" diye ben de diyorum "bilinç" önce kendini bilmek demektir efendim. Ben İzmitliyim demek için İzmit'i bilmek gerektir mesela.
Biliyorum kızıyorsunuz bana ama siz söyleyin ne diyeyim ben. Bilinç üstüne uzun uzun araştırmalar yapardım belki ve sayardım madde madde bilincin ardılının bilmek olduğunu, bilinmesi gerekenin önce geçmişini bilmek, kökünü öğrenmek olduğunu söylerdim sonra sayardım daha nice binbir türlü koşulunu bilinçliliğin ama hangimiz şunun ilk maddesi olan ardılını bilmekten geçecek ki? O yüzden boş laf olacak bunlar boş. Ben diyorum ki sana nerelisin sen ? Şu yaşadığın yer yahu hani yurdunuz barkınız, kendini bilmenin farzı işte, kendi mekanın. Söyle bir bakayım bana nerelisin sen? Şuralıyım(!) Hadi ordan hadi!..
Hangimiz şu denizin binler yıl dövdüğü sahilin ve tüm şehir olarak kendimizi tıkıştırdığımız daracık düzlüğün arkasındaki Karadenize doğru uzanan tepelerde ne olduğunu biliyoruz? Altında yatan Nikomedya'yı geçtim üstündekini hangimiz gördük? Neresinde bu şehrin, Pertev paşa? Sana söylüyorum dostum nerelisin sen?
***